Perşembe, Mayıs 29, 2014 By: İkra Ela

#köpek #nefsinBağışıklıkAşısıdır#Kainatayetleri #OKU nmayınca hakikatler masal oldu.

         Bu yazıyı okumadan önce dikkatinizi çekerim.Bizimde çok tatlı köpeğimiz var.Ve sevgi delisi oldu.Onu  kevni ayetimiz olarak okuyor ve seviyoruz.Kırk dört yaşından sonra ilk kez bir hayvana dokunarak ilgilenmenin,sevmenin mutluluğunu yaşadım.Beş dakika ayrılığımızda dahi sevinci görmeye değer.Çocukluğumda hayvanlara karşı da bir korku duvarı oluşturulması,beni nasıl bir mutluluktan alı koymuş.O duvarı köpeğimiz ile kırdım fakat bir sene dokunmadığım köpeğimizi kızımın benim kucağıma bir defa koyması ile geçti.Geçti fakat o nasıl bir geçişti,kaynar sular döküldü tepemden :))
Evinizde halen bir hayvanınız yoksa bağışıklık sisteminiz zayıftır.Özellikle de nefsinizin.Çünkü nefs bozuktur,bozulmaya müsaittir.Kavuşmadıkça ağlar verdikçe şımarır.Saygılar.
Sabrınız için Allah razı olsun.

            Okumamızı bekleyen Kevni ayet Köpek





Rahman ve Rahim Allah'ın ismi ile
''Kendisine âyetlerimizi verdiğimiz hâlde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat''.

''Dileseydik o âyetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi hâline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, âyetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler''.

''Âyetlerimizi yalan sayan ve ancak kendilerine zulmeden bir kavmin durumu ne kötüdür!''
                    Araf suresi 175.176.177.ayet

''Böylece,hakikati inkara şartlanmış olanların durumu,çobanın haykırışını işiten ama onu yalnız bir ses ve çağrı şeklinde algılayan sürünün durumuna benzer.
Onlar sağırdırlar,dilsizdirler,kördürler;zira akıllarını kullanmazlar''
                    Bakara suresi 171. ayet


Kalbini güdülerine bağlayan,kalbini bozar.Doğru kararlar veremez.Hayvan hastalıklarına hiç fark etmeden yakalanır,hatasını fark etmedikçe ve ya hatasını fark etse de sırtını dönüp gerçeklere güdülerinin peşine düşen hayvandan da aşağı duruma gelir.Çünkü insanda fikir üretme kabiliyeti vardır.
İnsan kalbini Allah'a bağlayıp güdülerini kontrol etme kabiliyetine girmedikçe bocalar ,hastalanır,çırpınır,asla tatmin olmaz,sınırı olmaz...

Köpeklik nefsin köpek hastalığı halidir.Bu halleri köpek sahipleri daha iyi bilir.Köpek hastalığı halini gözlemleyebilmek için göz penceremizi,kulak penceremizi iyice açıp Kur'an-i bakış açısı ile ibretleri görelim:
Araf suresini  bu bakış açısı ile baştan sona okursak; ayetlerin farkında olan bir insanın dahi  sırf dünyalık menfaatler için,keyfim bozulur,çıkarlarıma ters düşer diye nefsinin arzularına uyarak ayetlere sırt çevirmesini ve ayetleri yalanlayanların halini anlatır.
Hakikatleri inkara şartlanmış olanlar bu ibretleri algılayamaz.
İbretleri algılayamayan da nefsine kölelik yapabilir.
Nefsine köle olanın  peşine şeytan takılır.Nefsine köle olan kula kulluk,maddeye kulluk kapılarını kendine açmıştır.Köpek de bu hastalıklı halleri bizlere yaşayarak anlatan ayettir.
Köpek hastalığı taşıyan en küçük bir yem için takla atacak hale gelir.Nefsinin yüzünden kendine dahi zarar verdiğini anlayamaz.Çıkarı için bir yem kapabilir miyim umudu ile bekler.Seneleri geçer de bunu fark etmez.Ne zaman ki  aklını kullandığında sahibinin ona  sadece artıkları ve kuru kemiği verdiğini  anlar veya anlamaz.Hasta halini anlayınca insanlığını fark edebilir.Anlamayınca kudurma safhasına gelip kendine,sahibine ve başkalarına zarar verebilir.
Köpek nefsi hastalığı olanlar burunlarını her yere sürterler,her canlarının istediklerine sulanırlar,salyaları akar,verilmeyince bağırırlar,verilince uysallaşır beklerler.
Aile içinde(eve)alınmış köpek nefsi hastalığı olanlar kemirgen gibi eşyaya,insana,hatta masum çocuklarınıza zarar verirler,bazen sinsice,bazen kaşla göz arasında,bazende kızdıklarında...
Evinize köpek hastalığı taşıyanları almayın, en iyi ıslahı kapınızın dışında iyi bir terbiyedir.Nefsinin peşinde koşanlar sizden menfaat umduklarında size şirinlik yaparlar,sizde onları insan zannede bilirsiniz.Gerçekten iman etmişseniz Allah'ın kalbinize sevdirmediğinde şüpheli davranın,dikkatli olun.Size menfaat için yaklaşan,sizi sömüren,yalakalık yapan; siz ona vermediğinizde gerçek yüzünü gösterir.Bazıları da vermeseniz de umudunu kaybetmez,silik silik döner bir köşeye çekilir,masum pozlarına girer.Tek çıkarı sizden bir menfaattir.

Köpek hastalığına yakalanmış olanlar ortada gördüklerine sahiplenir,asla vermek istemezler.Ağzında lokma olsa diğer uzanan lokmayı da kaçırmamak için boğulacağını bilse yutar.Kendine yem vereni ve onu sevenleri çok sever.Onlara kendini sevdirmek için neler yapar.
Fakat bir o kadarda dost mu düşman mı oldukları anlaşılmaz.Menfaatleri söz konusu olunca bir anda kendi sahibine dahi saldırgan olurlar.Onlara imkanları verdikçe onlar daha çoğunu ister.Kapıları tırmalar,sesini yükseltir.Sahibinin disiplini yok ise iyice ortamı ele geçirir.İstediği yere pisler,görsünler,görmesinler umurunda değildir.Bazı sahipler köpeğinin pisliğinin görünmesinden hoşlanmaz ya onu kimse görmeden gizlice temizler ya da açıkça temizler.Bir de köpeği kendi evine pislemesin de kimin kapısına pislerse pislesin umurunda olmayan,temizlemeyen sahipler vardır.Olmadık yerlere pisliğini boca eden köpek yüzünden sahibi de kınanır,azarlanır.Zaman ile köpek hastalığına yakalanmış arzularının peşine düşenler kendi yuvalarında pislememeyi öğrenir.Artık dışarıya görünen ve ya görünmeyen yerlerdedir pislikleri.
Bazen sahipleri istediklerini yapmayınca hırslarından evlerine pisleyebilirler.
Köpeğine çok sahip çıkanlar olduğu gibi hiç bakmayan sahiplerde vardır.
 Oyun alanlarında başı boş gezen,pisliğini bırakan arzularının peşine düşmüş köpek nefislilerin pisliği çocuklara bulaşabilir.Bunu fark edenler olur,olmayanlar olur.Köpek nefsi hastalığı olanlar kovulur o mekanlardan ya da sahibi varsa azarlanır ''al köpeğini buradan pisliğini sürecek'' derler.Yinede o sahipli olanlar kendi mekanlarında pisliklerini olmadık yerlere boca etmeye devam ederler veya eve değilde dışarıya salınarak yapmasına izin verir,göz yumarlar.
Sokakta başıboş arzularının peşinde köpek nefsi hastalığı olanlar ise canları nereye isterse oraya pisliklerini bulaştırırlar.O pislikler de o yoldan geçenlere,masum çocuklara gizlice bulaşır... bulaşır...
Çocuklarımıza bu ibretleri tanıtmadıkça da o çocuklar henüz nefslerini bilmediklerinden o köpek hastalığına sinsice yakalanabilir.Yazık olur o nefse....Ziyan olur....
İŞ İŞTEN GEÇMEDEN O LEŞ HASTALIKTAN KORUYUN ONLARI SONRA KURTARAMAZSINIZ! FARK ETTİĞİNİZDE GERİYE DÖNÜŞ OLMAZ!
O PİSLİĞİ İLE BİNLERCE NEFSİ KEMİRMİŞ,YALAMIŞ,KUDURTMUŞ,KENDİ HASTALIĞINI BULAŞTIRMIŞ OLUR...!!!
EMANETLERİNİZİ KORUYUN!
AKILLI OLUN!KÖPEK NEFSLİLERİ TANIYIN Kİ ONLARLA O YAVRULARINIZ BAŞIBOŞ KOYMAYIN!
BİR ŞEY OLMAZ DERSİNİZ,FAKAT OLUR,HİÇ BEKLEMEDİĞİNİZ ANDA!
RABB'İMİZ BİZ İBRET ALALIM DİYE AYET ETTİ,BİZLERİN İÇİNE KATTI O SAĞIMIZDA SOLUMUZDA GEZENLERİ!
O HAYVANCIKLAR GÖREVLERİNİ HAKKI İLE YAPIYORLAR!
İMAN GEMİSİ KURULDU DA !İBRETLER GEMİYE ALINMADI!UNUTULDU!ÜZERLERİ ÖRTÜLDÜ,ÇOCUKLAR UYUYAN GÜZEL MASALLARI İLE UYUTULDU!UYUSUNDA BÜYÜSÜN NİNNİ,TIPIŞ TIPIŞ YÜRÜSÜN NİNNİ!Değil mi ki nefsi bozuklar hırslarından uyuturlar,bir vesvese atarlar,bin kurt düşer içine,toplarsın toplarsın bitmez yerde ki iğne,vesvese çoğaldıkça kendini kaybedersin,kendinden geçersin,uyuyan güzel masalının da bir güzel üzerini örtersin,gerçeklere kör olur, meseller masal olur,masal der geçersin,uyursun,uyursun;uyudukça unutursun;
UNUTAN GERÇEKLERİ KAVRAYAMAZ!GERÇEKLERİ KAVRAYAMAYAN RÜYADA YAŞAR.GERÇEKLERE KÖR OLUR GÖZLERİ.


Uyuyan güzel masalı ile uyutulunca çocuklar!Nasıl olsa bir prens beni bulur sarhoşluğu ile uyur gezer yaşarlar...Büyü o prens gelince bozulur evet gerçek dünya ile tanışırlar...
Evet yüz yıl geçse de iyi olan uyandırılır,fakat iyi olan hak ve batılı ayıramıyorsa hayır gördüğünde şer,şer gördüğünde hayır olduğunu çözemez.Sabır,tecrübe,bilgiyi yanına almak,unutan bir arkadaştan daha arkadaştır.Unuttuğunu hatırlamak Allah kuluna kavuşmaktır,hakkı batıldan ayıracak Furkan'a kavuşturulmaktır.Nefsimiz balık gibidir,dünya deryasına biz onu unutup tutmadıkça birden dalar,kör eder bizi,unutturur,yutar.Nefsimizi tuttukça,nefsi tutmayı öğrendikçe nefsimiz bize egemen olmaz biz ona egemen olur,onu binek ederiz,hakikat yolcuğunda.O bize egemen olursa maalesef o balık azdıkça azar yılan olur,köpek olur vahşinin de vahşisi olur,hatta kendi canından olanı dahi yercesine...Bebeği nasıl yetiştirirseniz o olur,bazen kendimiz bulaştırırız o hastalıkları!
Sonra da istekleri bitmeyen çocuklarımız için şikayetçi oluruz.Hal bu ki biz kendi elimiz ile hastalığa yakalanmasına sebep olmuşuzdur.En ufak bir dikkatsizlik çocuğu nasıl biyolojik olarak hasta edebiliyorsa çocuğun nefsi de hastalanır.
Çevremizde ki O hayvancıklar çocuklar için bağışıklık sistemidir.AŞI GİBİ,VÜCUT TANIR VE ONA GÖRE SAVUNMA HAZIRLAR,DİRENÇLİ OLUR
Çocuklarımızı hayvanlardan uzaklaştırmayalım, köpek hastalığı taşıyanlardan uzaklaştıralım.
AKLIMIZI BAŞIMIZA ALMAMIZ İÇİN DAHA RABB'İMİZ NE YARATACAK!ALLAHUEKBER

Köpek sahibinin en yakınlarının  sahip olduklarına da hiç fark ettirmeden zarar verebilir.Ele geçirdiklerine öyle sahiplenirler ki asla vermezler.Sevdiklerine,alıştıklarına,kendilerine verenlere canım gülüm,alışmadıklarına hır,hır...Kendi hır...hır ederde başkalarının kavgasını hiç sevmezler.Yemek vermeyince küserler.İstedikleri ellerinden alınınca hırlar hırlar yine küserler.Birde suçları ortaya çıkınca kaçacak delik ararlar.Sahibinden ya dayak yerler ya da azar işitirler,küser saatlerce yatarlar.
Suçlarını inlemedikçe tekrar tekrar yaparlar.Aklını kullanamadığı için yaptıkları pisliği hiç fark edilmeyecek sanırlar.Rüyada gibi iradesine hükmedemez,hissetse dahi akleden bir kalbi olmaz.Nefsinin arzuların peşinde koşar,görünmediğini zannettiği ortamlara pisliğini boca ederek  devam eder hayatına.
 Bakılmasa dahi bir kuru ekmek için  o köpekler  o kapıdan ayrılmaz.Köpekler sahiplerinin kavga etmelerini hiç istemezler.Neşeli ortamları çok severler.Hayatı kısıtlı olan zincirli olan köpekler gibi hayatı özgür bırakılan köpeklerde vardır.Zincirle bağlı olanlar ise durumundan bihaber sadece bağlandığı yerde bekler.Esir olmaya öyle alışırlar ki tasmayı gönüllü taktırırlar.
Kula kulluk eden arzularının peşine giden köpek nefsi hastalığı taşıyanlar  daha yolunu bulamamış olanları sadece oyalar.Onlarda bir müddet eğlenirler,bolca pislik temizlerler sonrada sıkılınca ''yeter artık ,bıktım senin yemeğinden, suyundan,pisliğini arındırmaktan,düş yakamdan''derler.
Köpek nefsi hastalığı gittiği yere bulaşır.Hangi ortamda olsa orayı kokutur.
Yüce RABB'İMİZ(Terbiye eden,öğreten) ALLAH'ın bizlere bolca ikram ettiği bu muhteşem hayvancıklar   ne kadar büyük ibretler ile donatılmıştır.Penceresini açanlara!
Penceremizi biraz daha açarsak eğer köpek çeşitlerine göre ,gördüğümüz ibretlere hayrette kalırız.
1-Vahşi hali: Köpeğin yabani ve kurt hali köpek nefsi hastalığının en vahşi halini anlatır.Kula kulluk,nefsine kulluk edenlerin sahipsiz halleridir bu durum. Isısız kuytularda yaşar, çeteleşirler Bunlar avlarına genelde çete halinde saldırırlar. Kendi av alanlarının sınırlarını çizer orada hiçbir avcının av yapmasına müsaade etmezler. Aç kaldıkların da masumlara saldırmaktan hiç çekinmezler Vahşi köpek hali bize derki;
                                                                 
‘’Ey insan, halim insanı ürkütür, yanımda çok az canlı korkmadan duramaz. Sen de kendini diğer canlara karşı korkutursan, çeteleşirsen bil ki benden farkın kalmaz,ben görevimi harfi ile yapıyorum hastalığını görebilmen için!’’

2-Avcı hali:  Köpek nefsi hastalığı taşıyanlar sahipli ise sahibi onu av için kullanıyorsa o da o görevini yapar. Sahibinin vurduğunu o koşarak getirir. Avcı köpek bize derki;

‘’Ey insan! sahibin hak için mi avlıyor, haram için mi? Bunu ayırt edebilmelisin?Aklını kullan!’’

3-Bekçi hali: Sahibine sadık olan köpek onu gece gündüz bekler, onu uyarmaya, korumaya çalışır. Bazıları bekçiliği o kadar abartır ki sahibine gelen misafiri bile geri evine gidene kadar refakatçi olur. Bekçi köpek sahibinin hak ile mi batıl ile mi uğraştığını anlayamaz. O sadece görevini yapar. Bekçi köpeği bize derki:
‘’Ey insan! Sen hakkı batıldan ayırt etmeye çalışıyor ve gereğini yapmaya gayret ediyorsan sen korkma! Kime bekçilik ettiğini de ayırt edebiliyorsan korkma sen  de köpek nefsi hastalığı yok fakat başka hastalıklar olabilir buna dikkat et; ibretleri göz ardı etme!’’

4-Koku alma hali: İyi bir köpek her kokuyu hisseder ve ayırt eder. Sahibine itaatkâr olur ve gizlenmiş, kaybolmuş birtakım maddeleri bulabilir. Deprem sonrası kayıpları da çabucak bulabilir, yerlerini gösterebilirler. Dedektif köpek bize derki;
‘’Ey insan! Ben köpekliğimle güzel bir eğitimle yeteneklerim ortaya çıkar. Sen daha niye duruyorsun? Sen kendini cahilliğe bırakarak yeteneklerini köreltiyorsun! Birde yan gelip yattığın yerde’’ A, a… köpeğe bak ne marifetleri var diyerek şaşırıyorsun! Unutma köpek bile insan gibi insanın eline düşerse onda ki hazineler su yüzüne çıkar!’’

5-Eğlendiren köpek hali: Eğitilerek yetenekleri ortaya çıkan köpek sirklerde insanları hayretlere götürecek hareketler yapar. İnsanlar bundan hem eğlenir hem de şaşkına uğrar.

Köpek sahibine yalakalığa başlarsa da sahibinin maskarası olur. Ömrü boyunca da maskaralıktan kurtulamaz. Eğlendiren köpek bize derki;
‘’Ey insan! Ben senin için hizmetteyim. Bazen haddimi de aşabilirim. Bunu kavramaya da yeteneğim yok. Fakat sen benim halime bak da maskara olma!’’

Ağrı'da Kuduz Köpek Paniği
6-Saldırgan köpek hali: Köpek durduk yerde saldırgan olmaz. Bunun muhakkak birçok sebebi vardır. Bunlardan en önemlisi de kuduz hastalığıdır:

‘’Kuduz; hasta hayvanın ısırması sonucu, enfekte tükürüğün bütünlüğü bozulmuş deri yada mukozalara teması yoluyla bulaşan ve akut beyin iltihabı sonucu ölümle biten bir virus hastalığıdır.
                                                    
Yarasa hariç bütün hayvanlar enfeksiyonun sonucu olarak ölürler. Kan emici yarasalarda virüs tükürük bezlerine yerleşir ve onları hasta etmez fakat diğer hayvanlara ve insanlara bulaştırabilir.’’www.bilkent edu.tr.

Fasıklar kendi yakalandıkları fasıklık hastalığından ölmezler, fakat iyi bulaştırıcıdır. Adeta bulaştırdıklarını kuduz bir köpek haline getirirler. Hastalığı alanın, önce sinir sistemi çöker, davranış bozuklukları ortaya çıkar. Oraya buraya zarar vermeye çalışır. Hasta loş yerlerde saklanmaya çalışır. Bilinç giderek kaybolur ve ne yaptığını bilemez halde hırçınlaşır. Sahibi de dâhil her gördüğünü ısırmak ister. Bu kuduran bir kedi bile olsa kendinden daha büyük olana saldırmaktan çekinmez. Çünkü aklı başından gitmiştir. Gözü hiçbir rahmeti dahi göremez olmuştur.
 Kuduz köpek;’’Ey insan ben sahibimin ne iş yaptığını, hangi karakterde olduğunu kavrayamam, ona itaatkâr bir asker olurum. Sahip olarak seçtiğim kan emici bir sömürücü ise bunu ben fark edemem. Fakat sen insansın! Boyun eğme o kan emicilere! Onlar her canı kudurturlar.Onlar ne insanı ne hayvanı severler.Onlar sadece kendi bitmez tükenmez zevklerini,hırslarını severler.Kan emici yarasaların(sömürücüler)çevresinde bulunmak her zaman kudurma riskini çoğaltır.
 Fasıklar da bilsin ki kudurttukları her can önce kendini kudurtanı ısırmak ister.’’

7.Sokak köpeği hali: Sokaklarda gezen köpekler görünüşte özgürlerdir. Canlarının istediklerini hoyratça yaparlar hayâsızca. Yaz boyunca gezer eğlenirler, kış gelince sorumsuzlukların bedelini kış gelince çekerler. Bir ömürleri yaz olsa ömrün sonu kış olur bunu kavrayamazlar. Kış kefendir giyilir, bedeli mahşerde verilir.

Sokak köpeği der ki;’’Ey insan! Ben senin için varım, sen anlayasın diye yaşarım, keyfimde ondandır, çilemde. Ben Rabbime kayıtsız itaat edenim. Sana seni anlatmak için sana dilimi uzatır solurum. Yazık sana kurtar nefsini o köpeğin elinden. Hastalığındır köpek nefsi. Özgür olmak köpek nefsinden kurtulmandır anla!Sana her türlü yetenek verilmişken neden benim nefsimi arzularsın sen kendi nefsine sahip çıksana!O son  saat geldiğinde yakıcı bir pişmanlık olmasın insan nefsinin ellerinden kayması,arzularının peşinden sınırsızca gitmen benim ibretlik hallerimden daha beter hale getirir seni,benim ismim hayvan olarak sabittir de senin ki sapık,sapıtan,insanlık fıtratından sapan olur! 

 Henüz olgunlaşmamış At nefisli insanlar vardır, yani alabildiğince özgür olmak isteyen insana kölelik yapmak istemediğinden bir o kadarda kızgın ve asi olanlar. Bu insanlar ben sadece Allah’a kul olacağım dese de gerçek kulluğun ne olduğunun farkında olmayanlardır. Bu kişiler insana hizmeti kendince kölelik etmek ve ya enayilik diye düşünürler. Bu insanlar kendi kendilerine kurallar oluşturdukları için hiç farkında değil iken aslında kendi nefslerine köpeklik yaparlar. Bu hal Allah’a kul olmaktan beşeri uzaklaştırır ve fıtrata aykırı hareketler yapmasına sebep olur. Bu haliyle kendini At görünümlü köpeğe çevirir. İnsanın Allah ismi ile yapmadığı her iş fıtrata aykırıdır. İnsanın Allah’a sorumluluklarını bilmesi ona kulluğunun göstergesidir. Bu Allah’ın farz ibadetleri ile birlikte toplumda, ailede,kendimizdeki hak ve helal dairesindeki sorumluluklardır.Doğal çevremiz de bu sorumluluğun içindedir.Allah'a saygısı olan yere dahi tükürmez,kirlettiğini temizler,bozduğunu düzeltir.
İnsan fıtratına aykırı hareketler yapan kendine verilmiş fıtrata ihanet etmiştir.
Köpek nefsi hastalığı bulaşıcıdır,çünkü o arzularının peşine koşar,topluma sinsice yayılır ve toplum birbiri ile dalaşan,boğuşan haline gelir.Köpekler birbirleri ile ya alışkanlıktan dolayı iyi geçinir ya da zorunlu kalınca.Diğeri ise sadece çıkar üzerine iyi geçinir.Büyük erkek köpekler küçük erkek köpekleri ellerine geçirdi mi boğarlar.Dişi köpeklerde birbirlerini pek sevmezler.Hır...hııır yapar dururlar.
Kendimizi ve neslimizi bu iğrenç hastalıktan korumalıyız.

Hani arkadaş ararız kendimize.Ve ya kendimiz arkadaş olmaya çalışırız.Bilemeyiz ki ne yapalım,bazen biz sırtımızı döneriz o arkadaş dediklerimize bazen de o arkadaş bildiklerimiz.Evcilleştirilmiş köpeklerde çok güzel arkadaş olurlar bize,onları tanımak ve yaşamak güzeldir.Bize ibretlik olan bu hayvanları hayatımızdan uzaklaştırdıkça ibretlerden de uzaklaşırız.Ve böylece kendi fıtratımızı unutur,hakkı batıl ile karıştırırız.O hayvancıkları hayatımıza dahil edeceğiz  ki nefsimizin hastalıklarını görelim de insan fıtratından uzaklaşmayalım.
KULA KULLUK,NEFSİMİZE KÖLELİK ETTİKÇE İNSAN FITRATINDAN UZAKLAŞIRIZ.NE ZAMAN Kİ  ALLAH'A DÖNER İSEK O ZAMAN ÖZÜMÜZE YANİ İNSAN FITRATINA DÖNERİZ. ALLAHUEKBER
Kur'an şifasını günlük almayanlar,Kur'an'ı baş tacı etmeyenler,sapkın olmamak şartı ile ne okurlarsa okusunlar Kur'an ile okumayanlar hak ve batılı karıştırmaya mahkum olurlar.Sinsi yılanlar her an açık kapıdan girebilir."Yok benim evim yüksekte,oraya yılan mılan giremez"derseniz,ben oralara fareler girdiğine de şahidim ya da kendi ellerimiz ile yalaka bir köpek nefislinin ya da hiç bir şey girmese sinek girer.Sinek ile ne olacak demeyin bir küçük sinek nasıl gecenizi uykunuzu berbat ediyorsa,bir sinek nefisli ömrünüzü berbat edebilir...
Vesveselerin hayatımızı karabasan gibi berbat etmesini istemiyorsak,unutmak,uyumak istemiyorsak Kur'an şifasını günlük almamız gerekir,o Unutmayan ve Unutturmayan Rahman'ın sözüdür.Uyumak,uyutulmak,unutmak,kendimizi unutmak,nefsimizi unutmak istemiyorsak,arkadaş diye yanımıza aldığımızı tanımak istiyorsak,çevremizi,hayatı anlamak istiyorsak...
Kur'an ile yürüyen,bakan,okuyan sadece ve sadece Allah'a kul olan,Allah'a boyun eğen,Allah'tan başkasına ölmek pahasına da olsa el açmayanlara selam olsun.

                                                                   İKRAELA@ElaIKRA

0 yorum:

Yorum Gönder